bg
Ortopedi ve Travmatoloji > Diz Ağrısı
Kıkırdak Cerrahisi

Eklem kıkırdağı, kemik uçlarını örten doku olup, eklemi oluşturan yüzeylerin düzgün, kayıcı yapısını sağlayarak, eklem yüzeylerinin birbiri üzerinden rahat hareket etmesini sağlarlar. Kıkırdak yüzey sayesinde basınç dağıtılarak sürtünme kuvveti en aza indirilir. Eklem kıkırdağı hasarlarında başlangıçta ağrı hissedilmez. Bunun nedeni kıkırdak dokusunda sinir uçları olmamasıdır.

 

Eklem kıkırdak hasarı büyük olup altındaki kemik ortaya çıkarsa o zaman ağrı hissedilir. Kıkırdak hasar düzeyi,

  • Evre 1: Kıkırdakta yumuşama
  • Evre 2: Kıkırdakta yüzeyel çatlaklar
  • Evre 3: Kıkırdakta derin hasarlar

Kraterler alttaki kemiğin ortaya çıktığı evredir, bu son evrede serbest kıkırdak parçaları  eklem içine düşebilir ve serbest  dolaşarak eklemde sıkışıp kilitlenme, ağrı ve kıkırdakta aşınmaya yol açabilirler. Eklem kıkırdak lezyonlarından şüphenilen hastaların radyografik ve MR incelemeleri ile lezyonun yeri ve düzeyi saptanır.
Yerel kıkırdak dokusu kaybı sık görülen bir durumdur.

 

Birçok nedene bağlı olsa da, en sık travma sonucu görülür. Bu büyük bir travma veya tekrarlayıcı küçük travmalarla da olabilir.  Kıkırdak sorunları sıkılıkla genç hastalarda Artroskopik Cerrahi sırasında olan diz burkulmaları yada dize direkt gelen travmalar ile gözlenir. Spor aktivite düzeyinin ağır olması, ailede başka kişilerde kıkırdak defekti görülmesi de olası nedenler arasında sayılabilmektedir. Bunun dışında trafik kazaları ve ileri yaşta özelliği bozulmuş kıkırdaklı hastalarda diz burkulmaları da kıkırdak hasarlarına yola açarlar. Ayrıca kıkırdak altındaki kemiğin beslenmesinin bozulduğu durumlarda, dizin mekanik bozuklukları nedeni ile eklem yüzeyi yük dağılımının bozulduğu hastalarda da kıkırdak sorunları görülür.


Eklem Kıkırdak hasarlarında en önemli sorun kıkırdağın beslendiği bir damarsal yapı olmaması ve sadece eklem sıvısı yardımı ile beslenmesidir. Eklem kıkırdağı, hasar gördüğünde kendini yenileme özelliği yoktur. Eklem kıkırdağı hiyalen kıkırdak dediğimiz kıkırdak tipinden oluşur. Bir hasar durumunda iç kısımda fibrokartilaj dediğimiz tipte kıkırdak oluşmakla beraber bu tip kıkırdak hiyalen kıkırdak özelliklerinde değildir.
Tedavide, planlama kıkırdak hasarı boyutu, düzeyi ve nedenlerine göre planlanır.

 

Hafif kıkırdak hasarlarında eksersiz ve kıkırdak destekleyici ilaçlar yeterli olabilir. Eğer kıkırdak hasarına neden olan bir durum varsa öncelikle bu giderilmelidir. Örneğin mevcut meniskus yırtığı, diz içi serbest cisim, diz kapağı dönüklüğü gibi problemler kıkırdak hasarına yol açtıysa artroskopik cerrahi ile öncelikle bu birincil problemler tedavi edilir. Daha sonra grade 1-2 hastalarda eksersiz, ağızdan kıkırdak destek ilaçlar  önerilirken erken evre lezyonlarda eklem içi viskosuplement dediğimiz enjeksiyonlar ve fizik tedavi uygulanmaktadır.

 

Grade 4 dediğimiz kemiğin ortaya çıktığı lezyonlarda öncelikle artroskopik olarak kıkırdak hasarı olan bölgenin kenarları düzenlenir. 30 yaş ve altı hastalarda kıkırdak altında ortaya çıkan kemikte mikrokırık dediğimiz yöntem diz artroskopisi ile uygulanır. Genellikle 2cm2 nin altındaki alanlarda uygulanır. Bunun dışında yük binen alanlarda ki hasarlı bölgelere mozaikplasti dediğimiz yöntemle dizin sağlam kesimlerinden alınan kıkırdak kemik silindirleri uygulanarak hiyalen kıkırdakla onarım sağlanır.

 

Son zamanlarda güncellik kazanan yöntemde artroskopik cerrahi ile diz ekleminden alınan sağlam kıkırdaklar özel laboratuvarlarda kıkırdak hücre kültürleri ile ortalama 6 haftada üretilerek ikinci bir operasyonla kıkırdak kaybı olan alana uygulanır.

 

Kıkırdağın kendini tamir etme yeteneği yoktur. Sonuç olarak dizde ağrı, hareket kısıtlılığı, şişme, kilitlenme görülebilir. Kıkırdak defektini, dizdeki genel kıkırdak kaybı olan kireçlenmeden ayırmak gerekir. Kıkırdak defektinde kıkırdaktaki kayıp belli bir bölgededir ve diğer bölgelerdeki kıkırdaklar normaldir. Ancak kıkırdak defektleri tedavi edilmediğinde zaman içerisinde diz ekleminin yaygın kireçlenmesine neden olabilir.